İklim

Doğayı korumak sınır tanımıyor

 

Dünya’da çölleşme tehlikesi ile kurak alana sahip 110 ülke bulunmaktadır. Bunların arasında Fransa, İspanya ve Danimarka gibi Avrupa ülkeleri de erozyon tehdidi altındadır. Birleşmiş Milletler Çevre Program’nın (UNEP) hesaplamalarına göre, dünyada 900 milyon insanı etkileyen çölleşmenin genel maliyeti yılda 42 milyar dolardır.

 

Biyolojik çeşitlilik kaybı ve biyolojik dengenin yok oluşu, doğal felaketleri, açlığı ve günden güne artan yoksulluğu beraberinde getiriyor.

 

Biz buna DUR diyoruz.

Siz de DUR deyin.

 

“Küresel ısınma” denince, bütün dünyada sıcaklığın sistematik bir şekilde artması süreci anlaşılmaktadır. Bu yolla bir iklim değişikliği meydana gelmektedir. Çünkü sıcaklık artınca buharlaşma artar, yağışlar ve hava hareketleri değişir. Küresel iklim değişikliğini; belirli olmayan zamanlarda meydana gelen hava halleri değişikliği ile karıştırmamak gerekir. Örneğin belirsiz zamanlarda veya herhangi bir mevsimde meydana gelen kuraklık (örneğin bizde kış kuraklığı) veya yaz kuraklığı olan bölgelerde yağışlı yazlar olayı “hava değişikliği” olarak nitelenir yani iklim değişikliği değildir. O nedenle son 10-15 yıl içinde, sıcaklığın bütün dünyada sistematik olarak artışı, 1983 yılından itibaren ölçümlerle belirlenmiştir. Son yüzyılın en sıcak ve en kurak yazları son 8 – 10 yıl içinde yaşanmıştır. Sıcaklık ölçümleri ile elde edilen bu sonuçları, bazı buzul erime olayları da desteklemektedir. Örneğin, Güney Kutbu'ndan şimdiye kadar görülmemiş büyüklükte buzul parçalarının koparak ayrılması, İzlanda buzullarının son 30 yılda şimdiye kadar görülmeyen bir hızla erimeleri, Himalaya ve Alpler’de cereyan eden buzul erimesi süreçleri gibi dünya üzerinde yaygın olarak görülen süreçler “Küresel Isınma” gerçeğinin yadsınamaz kanıtlarıdır.



Hüseyin Çetin'in "İslam ve Çevre" adlı yazısı

Çevre deyince aklımıza sadece evimizin önü ve mahallemiz  gelmemelidir. Çevre oldukça geniş bir kavramdır. Oturduğumuz mahalle, caddeler, sokaklar, akarsular, göller, denizler, atmosfer, dağlar, yaylalar, ovalar, bütün bitkiler ve hayvanlarla birlikte çevreyi oluşturur. Son yıllarda yerkürenin ısınmasıyla tabiatta doğal dengenin ve ekolojik sistemin bozulduğuna şahit oluyoruz. Çevre bilinci ve çevre ahlakı günden güne daha da önem kazanmaktadır. Bundan dolayıdır ki sadece çevreyi baz alarak, çevreyi korumak ve çevre bilincini yaygınlaştırmak için çeşitli partiler, dernekler, vakıflar ve sivil toplum kuruluşları ortaya çıkmaktadır. Buradaki esas amaç, ekolojik dengenin bozulmasını asgariye indirmek, gelecek nesillere sağlıklı ve yaşanabilir bir çevre bırakmaktır.

 

Nedir bu çevreyi kirleten şeyler?

 

Motorlu taşıtların eksozlarından çıkan zehirli gazlar, fabrika bacalarından çıkan zararlı dumanlar, termik santrallerden çıkan zehirli gazlar, çevreye, denizlere ve sulara atılan teknoloji atıkları, fabrikalardan çıkan kimyasal atıklar, çöpler ve plastik maddeler. Bunun yanısıra uçaklardan çıkan ve atmosferi kirleten gazlar, gemilerden ve tankerlerden denizlere akan ve bırakılan petrol atıkları, piknik alanlarına çöplerin bırakılması, deniz kenarlarında ve ormanlarda çevreyi katledercesine yerleşim alanları açmak çevreyi kirleten en önemli faktörler arasındadır. İlk etapta bunlar benim aklıma gelenler. Sizler bunları yaşadığınız örneklerle daha da çoğaltabilirsiniz.

 

Insanlar Kuran-i Kerim'de belirtildiği gibi kendi elleriyle karada, denizde ve havada ekolojik dengeyi bozmaktadırlar. Çevreyi ve havayı alabildiğine kirletmektedirler. Son yıllardaki iklim değişikliklerinin meydana gelmesinde ve hava sıcaklıklarının artmasında, havaya bırakılan Karbondioksit gazlarının rolünü, hepiniz gerek televizyonlardan izleyip  gerekse gazetelerden okumuşsunuzdur.  Yani İnsanoğlu Allah'ın tertemiz yarattığı havayı ve toprağı kirletiyor ve dengeyi bozuyor.

 

Bilim ve teknolojinin ilerlemesiyle ekolojik dengenin bozulması, çevre kirliliginin ve hava kirliliğinin artması, insan sağlığı üzerinde negatif etkiler yapmaktadır. Bu etki gerek aldığımız gidalardan, sebze ve meyvelerden, gerekse teneffüs ettiğimiz havadan kaynaklanmaktadır.  Başka bir ifadeyle aldığımız hormonlu gıdalar ve teneffüs ettiğimiz kirli hava, küresel ısınma ve ekolojik dengenin bozulmasıyla biz insanlara ve diğer canlılara çeşitli hastalıklar biciminde geri dönmektedir.

 

Sonuc olarak sunu söyleyebiliriz. Müslüman olmak öncelikle temiz olmak demektir. Kuranı Kerim'de Yüce Allah temiz insanları sevdiğini söylüyor. Peygamberimizin (S.A.)de „Temizlik imanın yarısıdır“ ve yarın öleceğinizi bilseniz yine de bir fidan dikin“ hadislerini hepiniz duymuşsunuzdur. Temizlik Müslümanın vücudunda, elbisesinde, evinde, bahçesinde, sokağında, iş yerinde ve ibadet yerinde kendini göstermelidir. Özellikle Avrupa'da, Hiristiyan kültürüyle bezenmiş bir ülkede yaşıyoruz. Onun için bizler Müslüman olmayanlar için önemli bir örnek teşkil ediyoruz. Onlar bizim üzerimize başımıza bakarak, evimize ve bahçemize bakarak, davranışlarımıza bakarak, İbadet Yerlerimiz olan Camilere ve onların bahçesine bakarak bizi değerlendiriyorlar. Bizler bu değerlendirmenin yanısıra özellikle bir Müslüman olarak ve bunu önemli görevlerimizden biri addederek, Allah'ın yarattığı toprağı, havayı ve suyu kirletmemeliyiz ve temiz tutmalıyız. Çocuklarımıza ve gelecek nesillere çevre bilincini ve çevre ahlakını aşılamalıyız, bunun sadece insani değil, aynı zamanda islami bir görev olduğunu anlatmalıyız.

zurück zur Startseite / Anasayfa'ya geri

Möchten Sie auch aktiv werden? / Sizde aktif olmak istermisiniz?

Telefon: +49 221 359 2440
Telefax: +49 221 359 2439
E-Mail: info@temastiftung.de

 

Kontakt

Aktuell / Güncel

Bölgenizde çevre için aktif olmak ister misiniz?
Bize başvurun ve sizinle birlikte yaşadığınız bölgede çevre için beraber etkin olalım.

Möchten Sie uns aktiv unterstützen?
Sie können in ihrer Region ein Vertreter der TEMA-Stiftung für den Naturschutz werden und sich aktiv vorort für die Natur- und den Klimaschutz einsetzen.

TEMA-Stiftung Newsletter / TEMA-Almanya Vakfı Bülteni

Druckversion Druckversion | Sitemap Diese Seite weiterempfehlen Diese Seite weiterempfehlen
© TEMA-Stiftung für den Naturschutz

Erstellt mit 1&1 MyWebsite.